Recent News
vffvfg
2012–2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BÖLGESİ 2.DÖNEM İLKÖĞRETİM MATEMATİK DERSİ SENE SONU ZÜMRE BAŞKANLARI TOPLANTI TUTANAĞIDIR.
TOPLANTI TARİHİ: /06/2013
TOPLANTI SAATİ:14:00
TOPLANTI YERİ:
TOPLANTI NO:3
GÜNDEM MADDELERİ
1. Açılış ve yoklama
2. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının Okunması.
3. I ve II. Dönem zümre öğretmenler kurulu kararlarının gözden geçirilmesi, aksaklıkların tesbiti ve giderilmesi için alınacak tedbirlerin görüşülmesi
4. I ve II. Döneme göre başarı durumlarının kıyaslanması bu doğrultuda değerlendirme yapılması, yeni eğitim öğretim yılında başarıının artırılması ile ilgili alınacak önlemlerin görüşülmesi.
5. Ölçme değerlendirme tekniklerinin görüşülmesi.
6. 8.Sınıf SBS için değerlendirme yapılması
7. Müfredatın değerlendirilmesi ve ders işlenişinde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri
8. Dilek ve temenniler
GÜNDEM MADDDESİNİN GÖRÜŞÜLMESİ
1. Zümre başkanı Uzun katılan öğretmenlere hoş geldiniz diyerek toplantıyı başlattı.
2.Zümre başkanı gözetiminde saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu.
3. Zümre başkanı tarafından 1. ve 2.Dönem zümre kararları okundu. Zümre toplantılarında alınan kararlara uyulduğu, başarı yönünden olumlu bir sonuç alındığı belirtildi.Yeni eğitim- öğretim yılında da aynı kararların uygulanmasının faydalı olacağını belirtti.
, müfredatın yoğunluğunu nedeniyle bazı konuların yüzeysel geçildiğini,buna rağmen konuların yetiştirildiğini belirtti.
Tedbiren;
, Ev çalışmaları verilmesinin ve verilen çalışmaların olanaklar nispetin de kontrol edilmesinin uygun olduğunu belirtti.
Bir sonraki konunun bir önceki konu ile ilgili yönlerinin verilmesini ve konuların seviyeye uygun işlenip, üst seviyedeki öğrenci kaybedilmeden, alt seviyedeki öğrenci seviyesine inilmesinin uygun olduğunu belirtti.
4. , ders ve çalışma kitabındaki soruların tamamının çözdürülmeye çalışılması ayrıca ders kitabındaki sorulara paralel sorular hazırlanmasının öğrenciler için faydalı olduğu,yeni dönem uygulanmasında da aynı şekilde bu kitaplar doğrultusunda çalışmalar yapılmasının uygun olacağını belirtti.
, öğrencilerin bol bol tekrar yapmaları ardından konuyla ilgili soru çözümüne de mutlaka çalışmalarında yer vermelerinin teşvik edilerek bilginin kalıcı hale getirilmesinin faydalı olacağını belirtti.
5. ,Ölçme ve değerlendirmenin MEB İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde 42.maddede belirtilen hususlar dikkate alınarak yapıldığını söyledi.
2012/2013 eğitim öğretim yılının 2.döneminde yapılan sınavların hem çoktan seçmeli hem de yazılı cevaplandırma gerektirecek şekilde açık anlaşılır, sınıftaki her seviye düzeyine uygun şekilde yoruma mahal vermeyecek biçimde hazırlandığını, soruların fotokopi yoluyla çoğaltılarak, bir ders saati içerisinde uygulandığını, soruların cevaplarının puanları sınav kâğıtlarında belirtildiğini, önceden bildirilen konular dâhilinde hazırlandığını belirtti.
,Öğrencilere zamanında en az bir hafta önceden sınav günü ve saatinin duyurulduğu ve cevap anahtarlarına göre ölçme değerlendirme sonuçlarının en geç iki hafta içerisinde öğrencilere açıklandığı ifade etti.Bu dönem boyunca 5-6–7–8. sınıflara 3 sınav yapılmıştır.Proje ödevlerinin nisanın 2. haftası toplandığını belirtti.Proje ve performans ödevleri değerlendirme çizelgesinin öğretmen tarafından hazırlanabileceği gibi kılavuz kitaplarındakilerden de faydalanılabileceği hatırlatıldı. Ayrıca bu ödevlerin yapılmasında velilerin bire bir katkısının olmaması gerektiği belirtildi.
6. , sarmal programa uygun olarak soruların seçildiğini belirtti.
, soruların geçmiş yıllara göre daha kolay olduğunu söyledi.Ayrıca soruların ağırlığının katı cisimlerde toplandığını belirtti.
7. ,konu başlıklarının farklı ünitelere dağıtılmasının sıkıntıya yol açtığını belirtti.
8.Zümre başkanı toplantıyı iyi dilek ve temennileriyle bitirdi.
Toplantı iyi dilek ve temennilerle sona erdi.
4+4+4 × meb haberleri
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanun kapsamında yapılan okul dönüşümlerine göre ''öğrenci aktarımı'' usullerini belirledi.
Öğrenci aktarımları 5. sınıflar, 5-8. sınıflar ve 2-4. sınıflar şeklinde yapılacak ve toplu olarak, adres uyumlu diğer okullara gerçekleştirilecek. Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkması kapsamında okullar, ilkokul, ortaokul ve imam hatip ortaokulu olarak dönüştürüldü.
Gelecek yıl eğitime başlayacak birinci sınıf öğrencilerinin e-kayıtları 23 Temmuz 2012 tarihi itibariyle gerçekleştirildi.
Okulların dönüştürülmesinden sonra okulları değişen öğrencilerin aktarımları il veya ilçe öğrenci yerleştirme komisyonlarınca e-okul üzerinde yapılacak.
Toplu öğrenci aktarımlarında adres kontrolü yapılmazken, ferdi okul değişimlerinde adres kontrolü gerçekleştirilecek.
Öğrenci aktarımları 5. sınıflar, 5-8. sınıflar ile 2-4. sınıflar için yapılacak. Müstakil ilkokullarda sadece 1-4. sınıf öğrencileri eğitim göreceğinden 5-8. sınıflar planlanan en yakın ortaokula aktarılacak. Bağımsız ortaokullarda ise sadece 5-8. sınıflar eğitim göreceği için 1-4. sınıflar planlanan en yakın ilkokula nakledilecek.
İmam hatip ortaokullarında ise sadece 5. sınıfa öğrenci alınacağından velinin söz konusu okula dilekçe vermesi durumunda ilköğretim kurumundaki öğrencinin, adres kontrolü yapılmaksızın il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerince oluşturulan kayıt bölgesindeki imam hatip ortaokuluna aday kaydı yapılacak.
Yeni düzenlemeyle bazı okullar 3 yıl sonra ilkokul veya ortaokul olarak hizmet verecek. Buna göre 3 yıl sonra ilkokul olacak okulların 5. sınıfına öğrenci alınmayacak. Mevcut 5. sınıflar planlanan ortaokula toplu olarak aktarılacak. Mevcut 6, 7 ve 8. sınıflar kademeli olarak 3 yıl sonunda okuldan ayrılacak. 3 yıl sonra ortaokul olacak okullarda ise 1. sınıflara öğrenci alınmayacak, 5. sınıflara öğrenci alınacak.
Mevcut 2, 3 ve 4. sınıflar kademeli olarak 3 yıl sonunda okuldan ayrılacak. İlkokul ve ortaokul bir arada olan okullarda ise hem 1. sınıfa hem de 5. sınıfa öğrenci alınacak, mevcut öğrenciler de öğrenimlerine bu okulda devam edecek.
3 yıl sonra imam hatip ortaokulu olacak okulların 1. sınıf ile 5. sınıflarına öğrenci alınmayacak. Bu okullardan 3 yıl süresince mevcut 2-4. ve 6-8. sınıflar, kademeli olarak ayrılacak. Ancak imam hatip ortaokuluna mevcut 5. sınıftaki öğrenciler planlanan ortaokula toplu aktarılacak.
Veli ve öğrenciler mağdur edilmeyecek
Kademeli olarak ilkokula dönüşecek okulların 1-4. ve 6-8. sınıflarına; ortaokula dönüşecek okulların ise 2-4. ve 5-8. sınıflarına kayıt bölgesinden öğrenci nakilleri yıl boyunca alınabilecek.
Birden fazla ilkokula veya ortaokula aktarılmak istenen öğrencilerin şube bazlı aktarımı yapılmadığından toplu olarak bir okula aktarılacak ve bu okuldan adres uyumlu diğer okullara nakilleri komisyon tarafından dengeli şekilde yapılacak.
İlkokul ve ortaokulların tabelaları ise mevcut mavi renk korunarak düzenlenecek. İlkokul ve ortaokul bir arada normal öğretim yapılacak okulların katlarının ve öğrenci tuvalet-lavabolarıyla öğrenci giriş kapılarının ayrılması gibi fiziki mekanlara ait düzenlemelere okullar açılmadan önce başlanacak.
Öğrenci aktarımları tamamlandıktan sonra 2-8. sınıfların hangi okulda öğrenim görecekleri e-okul üzerindeki veli bilgilendirme sisteminden vatandaşların bilgisine sunulacak.
Özellikle dönüşümlü okullarda öğrenci aktarımlarının, öğretmenlerin aşırı norm değişikliğine neden olmadan titizlikle yapılmasına dikkat edilecek.
Öğrenci aktarımları yapılacak okul yöneticilerinin ihtiyaç duyulması halinde komisyona katılmaları sağlanacak. Veli ve öğrencilerin bu süreçte mağdur edilmemesi için gerekli tedbirler alınacak.HABER7
4+4+4
Eğitim sisteminin zorunlu ama kesintili 12 yıla çıkaran ve 4+4+4 olarak nitelendirilen yeni eğitim yasasıyla ilgili düzenlemeler sonucunda 29 binin üzerinde sınıf öğretmeninin norm kadro yani bulundukları okullarda “fazlalık” oldukları ortaya çıktı.
Türk Eğitim Sen’in açıklamasına göre ilköğretim 5. sınıflara giren öğretmenlerle bu yıl 4. sınıfta görev yapan öğretmenlerin tümünün tekrar 1. sınıfa dönmesiyle norm fazlası açığı oluştu.
‘TÜM BRANŞLARDA 68 BİN’
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız İstanbul’da bin öğretmenin norm kadro fazlası olduğunu açıkladı. Sendikalara göre İstanbul’da 25 bine yakın öğretmen açığı var ve bunun da 1400’ünü sınıf öğretmenleri oluşturuyor.
Türk Eğitim Sen Genel Başkanı İsmailKoncuk, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) illere göre çıkardığı norm kadro çizelgesine göre hesaplama yaptıklarını söyleyerek şunları anlattı: “Aslında tüm branşlarda norm kadroya çıkan öğretmen sayısı 68 bin 725. Bunun 29 bin 103’ü sınıf öğretmeni.
Öğretmen açığının olduğu illerde bile fazla öğretmen kadrosu oluştu. Yeni eğitim sisteminin bu sonucu doğuracağını söylediğimiz zaman bakanlık bizi suçlamış ve norm kadro fazlası olmayacağını, 5. sınıftaki 37 bin 722 öğretmenin 1. sınıfları okutmaya devam edeceğini açıklamıştı. Ancak durum söylediğimiz gibi oldu. 5. sınıflar ortadan kalktığına ve derslik sayılarını da artıramadığınıza göre çıkan bu sonuç normal. Şimdi öğretmenlerin güvencesi olduğunu söyleyenler, ortaya çıkan bu durumu çözsün.”
‘ÖĞRETMEN BEDEL ÖDEMESİN’
Habertürk gazetesinin haberine göre Koncuk, öğretmenlerin fazla kadro görünmesinin sorumlusunun öğretmen değil, değişen sistem olduğunu söyleyerek, “Öğretmene bedel ödetilmemeli. Onlara geçiş süreci tanınmalı. 5 yıl okullarının norm kadrosunda olmalılar ve isteğe bağlı tayin edilmeliler” diye konuştu.ntvmsnbc
KPSS
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, ‘kıdem tazminatı’, ‘intibak’ ve ‘taşeron işçilerle’ ilgili düzenlemenin ardından, ‘kamu personel reformu’ için de düğmeye bastı. Star Gazetesi'nin haberine göre, 47 yıllık Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik yapmak için çalışma başlatan bakanlık, kamu görevlileri arasındaki ücret dengesizliğini gidermeyi, çalışan memurun ödüllendirilmesini, çalışmayan memurlara yaptırım uygulanmasını planlıyor.
Reform kapsamında en büyük değişiklik ise Kamu Personel Seçme Sınavı’nda (KPSS) yaşanacak. Buna göre KPSS’den sonra ikinci bir sınav daha yapılacak.
Reform çerçevesinde, kamu görevlilerinin özlük ve sosyal hakları ile ilgili ön çalışma yapıldı. Çalışmada kamu görevlilerinin haklarının 5 ayrı kanun ile düzenlendiği belirlendi. Yine aynı çalışmada kamu görevlilerinin 50 çeşit ücret aldığı, aynı statüde olan ve aynı işi yapan personel arasında ciddi ücret farklılıkları olduğu saptandı.
Örneğin, kadrolu mühendis ile sözleşmeli mühendis, kadrolu işçi ile sözleşmeli işçi arasında bin ile bin 500 lira arasında ücret farklılıkları olduğu tespit edildi. Ayrıca yine kamu görevlilerinin, izin, kıdem tazminatı, prim gibi bir çok sosyal hakkında da büyük uçurumlar olduğu saptandı. Kamu personel reformu ile tüm bu farklılıkların ortadan kaldırılması amaçlanıyor.
MEMURLUĞA GİRİŞ ZORLAŞIYOR
Kamu personel reformu çerçevesinde yürütülen çalışmalar henüz taslak aşamasına dahi gelmedi. Ancak çalışmaların gelecek yıl içinde tamamlanarak, memur sendikaları ile masaya yatırılması amaçlanıyor.
-Devlet memurluğundaki ‘ömür boyu iş garantisi’ anlayışına son verilecek.
-Kamu görevlileri için kısmen uygulanan, ‘ödül ve prim’ sistemi, sistematik yapıya dönüştürülecek.
-Ayrıca, çalışmayan memurlara da yaptırım uygulanmasının önü açılacak.
-Memurluğa girmek zorlaşacak.
-KPSS’den yeterli puan alan memurlar belirli süre aday memur statüsünde çalıştırılacak.
-Adaylık süresinin ardından ise yeterlilik sınavına tabi tutulacak.
-Sınavı kazanan adaylar asıl memur olarak görevlendirilecek.ntvmsnbc
Reform kapsamında en büyük değişiklik ise Kamu Personel Seçme Sınavı’nda (KPSS) yaşanacak. Buna göre KPSS’den sonra ikinci bir sınav daha yapılacak.
Reform çerçevesinde, kamu görevlilerinin özlük ve sosyal hakları ile ilgili ön çalışma yapıldı. Çalışmada kamu görevlilerinin haklarının 5 ayrı kanun ile düzenlendiği belirlendi. Yine aynı çalışmada kamu görevlilerinin 50 çeşit ücret aldığı, aynı statüde olan ve aynı işi yapan personel arasında ciddi ücret farklılıkları olduğu saptandı.
Örneğin, kadrolu mühendis ile sözleşmeli mühendis, kadrolu işçi ile sözleşmeli işçi arasında bin ile bin 500 lira arasında ücret farklılıkları olduğu tespit edildi. Ayrıca yine kamu görevlilerinin, izin, kıdem tazminatı, prim gibi bir çok sosyal hakkında da büyük uçurumlar olduğu saptandı. Kamu personel reformu ile tüm bu farklılıkların ortadan kaldırılması amaçlanıyor.
MEMURLUĞA GİRİŞ ZORLAŞIYOR
Kamu personel reformu çerçevesinde yürütülen çalışmalar henüz taslak aşamasına dahi gelmedi. Ancak çalışmaların gelecek yıl içinde tamamlanarak, memur sendikaları ile masaya yatırılması amaçlanıyor.
Bu çerçevede, memurlarla ilgili yapılması planlanan düzenlemelerin bazıları şöyle:
-Kamu görevlilerinin özlük ve sosyal hakları tek bir kanunda toplanacak. Her meslek grubunun ayrı ayrı düzenlemesi olmayacak. -Devlet memurluğundaki ‘ömür boyu iş garantisi’ anlayışına son verilecek.
-Kamu görevlileri için kısmen uygulanan, ‘ödül ve prim’ sistemi, sistematik yapıya dönüştürülecek.
-Ayrıca, çalışmayan memurlara da yaptırım uygulanmasının önü açılacak.
-Memurluğa girmek zorlaşacak.
-KPSS’den yeterli puan alan memurlar belirli süre aday memur statüsünde çalıştırılacak.
-Adaylık süresinin ardından ise yeterlilik sınavına tabi tutulacak.
-Sınavı kazanan adaylar asıl memur olarak görevlendirilecek.ntvmsnbc
LSV Dükkan yani Lösev Dükkan’ında lösemili çocuklarımızın anneleri kendi elleriyle hazırladıkları organik kurabiyeler ve birbirinden renkli el emeği, göz nuru el işlerini sizlere sunuyor.
LSV Dükkan bundan tam 12 sene önce LÖSEV Ankara’da, küçücük bir atölyede 5 anne ile başlayan bir çalışmayken bugün yüzlerce annenin ekmek parasını kazandığı meslek atölyeleri haline geldi.
Beslenme ile kanser arasındaki yakın ilişkiye dikkat çekmek için kurulan bu minicik atölye, seneler içerisinde azim, sevgi ve inançla büyüdü.Giderek büyüyen ve insanın içini ısıtan bu başarı öyküsü, LSV Dükkan markasını yaratmaya kadar uzandı. Lösemili çocuklarımızın annelerinin umutlarını, hayallerini işlediği, sevgiyle yoğurduğu her bir LSV Dükkan ürünü sevgili çocuklarımızı hayata bağlayacak.
Tüm renkleri ve lezzetleri ile Türkiye’nin her yerinden LSV Dükkan’a www.lsvdukkan.com üzerinden ulaşabilir ve sipariş verebilirsiniz.
Lösev’i Twitter’da @losev1998 hesabından takip edebilir, #LosevHayatVerir hashtag’i ile paylaşımlarınızla destekleyebilirsiniz.Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.
ösym haberleri
Yılda iki kez toplanan Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun dünkü toplantısında, eğitimle ilgili dikkat çeken kararlar alındı. Toplantının sonuçlarıyla ilgili açıklama Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'den geldi.
Ergün, kurulda, üniversiteye giriş sisteminin yeniden yapılandırılması kararının alındığını söyledi. Bakan Ergün, yeni üniversiteye giriş sisteminin sadece bilgiyi ölçmeye değil öğrencilerin temel yetkinliklerinin ölçülmesine ağırlık vereceğini belirterek, sistemin 2014 yılı sonuna kadar tamamlanacağını söyledi. Kurul'un, Ergün tarafından açıkladığı kararları şöyle:
— Eğitim sistemi ciddi şekilde revize edilecek. Yeni sistem sadece bilgiyi ölçmeye değil öğrencilerin temel yetkinliklerinin ölçülmesine ağırlık verecek, sistem 2014 yılı sonuna kadar tamamlanacak.
— Dil eğitiminin yapısı değişecek ve alternatif dil eğitimi modelleri tasarlanacak.
— Bin kişiye düşen araştırmacı sayısı ABD'de 5, Kore'de 5,4, Almanya'da 4 iken Türkiye'de 1 ve bu sayı artırılacak.
— Eylül ayı sonunda Türkiye'deki üniversiteler girişimcilik ve yenilikçilik endeksine göre sıralanacak. — Bilim merkezlerinin kurulmasına 1 milyar lira bütçe ayrıldı ve bu merkezlerin 81 ilde kurulması planladı.
KURULUN GÖREVLERİ
1983 tarihinde faaliyete geçen ve son yıllarda daha aktif olarak çalışan kurulun görevleri: Uzun vadeli bilim ve teknoloji politikalarının tespitinde hükümete yardımcı olunması, hedeflerin saptanması, öncelikli alanların belirlenmesi, plan ve programların hazırlanması, kamu kuruluşlarının görevlendirilmesi, özel kuruluşlarla işbirliği sağlanması, gerekli yasa tasarıları ve mevzuatın hazırlanması, araştırıcı insan gücünün yetiştirilmesinin sağlanması, özel sektör araştırma merkezlerinin kurulması için tedbirler alınması, sektörler ve kuruluşlar arasında koordinasyonunun sağlanmasıdır.ntvmsnbc
Ergün, kurulda, üniversiteye giriş sisteminin yeniden yapılandırılması kararının alındığını söyledi. Bakan Ergün, yeni üniversiteye giriş sisteminin sadece bilgiyi ölçmeye değil öğrencilerin temel yetkinliklerinin ölçülmesine ağırlık vereceğini belirterek, sistemin 2014 yılı sonuna kadar tamamlanacağını söyledi. Kurul'un, Ergün tarafından açıkladığı kararları şöyle:
— Eğitim sistemi ciddi şekilde revize edilecek. Yeni sistem sadece bilgiyi ölçmeye değil öğrencilerin temel yetkinliklerinin ölçülmesine ağırlık verecek, sistem 2014 yılı sonuna kadar tamamlanacak.
— Dil eğitiminin yapısı değişecek ve alternatif dil eğitimi modelleri tasarlanacak.
— Bin kişiye düşen araştırmacı sayısı ABD'de 5, Kore'de 5,4, Almanya'da 4 iken Türkiye'de 1 ve bu sayı artırılacak.
— Eylül ayı sonunda Türkiye'deki üniversiteler girişimcilik ve yenilikçilik endeksine göre sıralanacak. — Bilim merkezlerinin kurulmasına 1 milyar lira bütçe ayrıldı ve bu merkezlerin 81 ilde kurulması planladı.
KURULUN GÖREVLERİ
1983 tarihinde faaliyete geçen ve son yıllarda daha aktif olarak çalışan kurulun görevleri: Uzun vadeli bilim ve teknoloji politikalarının tespitinde hükümete yardımcı olunması, hedeflerin saptanması, öncelikli alanların belirlenmesi, plan ve programların hazırlanması, kamu kuruluşlarının görevlendirilmesi, özel kuruluşlarla işbirliği sağlanması, gerekli yasa tasarıları ve mevzuatın hazırlanması, araştırıcı insan gücünün yetiştirilmesinin sağlanması, özel sektör araştırma merkezlerinin kurulması için tedbirler alınması, sektörler ve kuruluşlar arasında koordinasyonunun sağlanmasıdır.ntvmsnbc
5.sınıf dökümanları × 6.Sınıf dökümanları × 7.sınıf dökümanları × 8.sınıf dökümanları
Öğretim yöntemleri, öğretmen veya öğrenciyi eksen alması durumuna göre öğretmen merkezli ve öğrenci merkezli olmak üzere iki sınıfa ayrılır. Öğretmen merkezli yöntemde aktif olan öğretmendir. Öğretmen bilgiyi aktarır, öğrenci dinler ve öğrenmeye çalışır.
Öğrenci pasiftir ve alıcı durumundadır. Öğretmenin derste çok soru sorması ve öğrencilerin derse katılımını sağlaması, onlardan aldığı cevapları toparlayıp özetleyerek sonuca gitmesi dersi öğrenci merkezli hale getirmez.
Bu durumda ders yine öğretmen merkezli bir derstir. Düz anlatım ve soru cevap yöntemi öğretmen merkezli yöntemlerdir. Öğrenci merkezli yöntemlerde ise öğrenciler hazırlanmış bulunan öğretim ortamlarında bilgiyi kendileri üretirler. Öğretmene sorular sorar ondan yardım alırlar, ancak bu sorular öğrencilerin kendi ihtiyaçlarından doğan sorulardır.
Öğretmenin konumu sorulan sorulara cevap vermek, öğrencilerin bir güçlükle karşılaşmaları halinde onlara yol göstermektir. Buluş yolu, senaryo ile öğretim, deneysel yöntem ve oyunlarla öğretim öğrenci merkezli yöntemlerdir.
Konuya dikkat çekme, ders sonunda konuyu toparlama ve özetleme ancak düz anlatım ile olur. Bunlar ve benzeri durumların dışında kullanılması pek önerilmez, daha çok diğer yöntemlerin tamamlayıcısı olarak kullanılması önerilir.
Bu yöntem, öğrencilerde derse karşı ilgiyi artırır, topluca düşünme alışkanlığı kazandırır, görgü kurallarına uygun dinleme, konuşma ve tartışma becerilerini geliştirir. Yalnız, bu yöntemin uygulamada geleneksel soru cevap yöntemine, yani öğrencilerin önceden belirlenmiş sorulara kalıplaşmış cevaplar vermelerine yol açan bir yönteme dönüşmesine engel olunmalıdır. Soru-cevap yöntemi hemen her derste kullanılabilir.
3-ÇÖZÜMLEME VE BİREŞİM:
Çözümleme, bir bütünü oluşturan parçaları amaçlı olarak birbirinden ayırma işidir. İlkokul çocuğu, eşya, olay ve varlıkları önce bir bütün olarak algılar; sonra bu bütünü bölümlere, parçalara ayırır; algıladığını da anlamaya çalışır.
Çözümleme, zihinsel olarak yapılabileceği gibi fiziksel olarak da yapılabilir. Bireşim ise, birbiriyle ilişkisi bulunan öğelerin-nesnelerin, görüşlerin, olayların genel bir sonuca, düşünceye ya da bütüne varmak için birleştirilmesi işlemidir.
Çözümleme yöntemi, çocukları inceleme ve araştırma yapmaya yöneltir. Bireşim yöntemi de, çocuklara açıklama ve yorum yapma güçlerini artırmada, kompozisyon türünde çalışmalarda yardımcı olur. Okumanın başlangıç döneminde öğrencilere okuma-yazma becerisinin kazandırılması için yapılan çalışmalarda geniş ölçüde bu yöntemden yararlanılır.
Bu yöntem öğretimde örneklerden, sorunlardan, olaylardan ve özel durumlardan hareket ederek genel sonuçlara, kurallara ya da kanılara varmak için kullanılır. Tümdengelim ise, birtakım yasa, ilke ya da kurallardan hareket ederek özel bir olayı, durumu ya da örnekleri inceleme ve açıklama yöntemidir. Bu niteliğiyle tümevarımın tam karşıtıdır.
Öğretimde bu yöntemden herhangi bir ilkenin, kuralın ya da formülün ne ölçüde gerçeğe uygun ya da geçerli olduğunu araştırmada yararlanılır. Tümevarım yöntemi, gözleme, deneye ve araştırmaya dayandığı için çocuklarda ezbercilik yerine bilimsel düşünme alışkanlığının gelişmesine katkıda bulunur. Bu yöntem, henüz soyut düşünme bakımından yeterince gelişmemiş ilkokul öğrencilerine somut durum ya da örneklerden hareketle bazı genellemelerde bulunma olanağı da sağlar.
İlkokul öğrencileri birçok bilgi ve beceriyi duyuları yoluyla kavrayıp kazanmaya çalıştıkları için görme, işitme ve dokunma duyusuna dayanan gösteri tekniğinin derslerin işlenişinde önemli bir yeri bulunmaktadır. Bu yöntem, daha çok okuma ya da dinlemeye dayalı geleneksel öğretim yöntemleriyle birlikte kullanıldığı zaman, o yöntemlerin bazı eksikliklerini kapatabilir.
Oyunlarla öğretim özellikle küçük sınıflarda kullanılan bir yöntemdir. Oyunlar çoğunlukla öğrenilenin pekiştirilmesi aşamasında kullanılır. Öğretimde oyunlaştırmanın önemli bir yeri vardır. Oyunlaştırma, çocuklara gördüklerini ya da hayal ettiklerini hareket, konuşma ve taklit yoluyla anlatma olanağı sağlar.
Onlara, başkalarının durum ve davranışlarını canlandırırken kendi duygu ve düşüncelerini de belirtme fırsatları verir. Oyunlaştırma etkinlikleri aracılığıyla çocuklar hem başkalarını hem de kendilerini daha iyi tanımaya başlarlar. Bu arada sözcük dağarcıkları zenginleşir, söyleyiş ve anlatım bakımından gelişme gösterirler.
İnceleme ise, ele alınan bir konu ya da olayın özelliklerini ve ayrıntılarını tam olarak anlamaya çalışmak için yapılan yöntemli çalışmadır. Gözlem ve inceleme, birbirini tamamlayan iki uğraş gibidir.
İyi bir gözlem de, iyi bir inceleme de, amaçlı ve planlı bir çalışmayı gerektirir. Gözlem ve inceleme, topluca yapılabileceği gibi kümeler oluşturularak ya da bireysel olarak da yapılabilir.Öğrencilerin, gözlem çalışmaları ve inceleme gezileri sırasında gördüklerini ve işittiklerini not etmeleri, belge toplayıp bunlar üzerinde inceleme yapmaları, bazı durumlarda gördüklerini yazılı olarak anlatmaları, tartışmaları ve değerlendirmeleri Türkçe’yi kullanma becerisiyle yakından ilişkilidir.
Örneğin, “bir rasyonel sayıyı gösteren kesirlerden paydası 10 veya 10’un kuvvetlerinden biri olan kesirlere ondalık kesir denir”, “bilinmeyen içeren ve bu bilinmeyenlerin alabileceği her değer için sağlanan eşitliklere özdeşlik denir” birer tanım bilgisidir.
Bunlardan birincisi ondalık kesir, diğeri özdeşlik kavramlarının tanımlarıdır. Tanımlar yardımı ile öğretimde, kazandırılacak olan kavramın tanımı, bu tanıma uyan ve uymayan örneklerle birlikte verilir. Öğrencilere düşen görev, tanımı dikkatli bir şekilde incelemek, uyan ve uymayan örnekleri birbirinden ayırmaktır. Böylece kavram kelime kelime ezberlenmemiş ama anlaşılmış olur.
Öğretmenin görevi, gerekli öğrenme ortamını sağlamak suretiyle öğrenciye yardım etmek, öğrenme etkinlikleri sırasında öğrencileri yönlendirmek, ihtiyaç duydukları takdirde onlara yardım etmektir. Bu yöntem en çok kavram bilgisinin ve genelleme bilgisinin kazandırılmasında kullanılır.
Öğrenci pasiftir ve alıcı durumundadır. Öğretmenin derste çok soru sorması ve öğrencilerin derse katılımını sağlaması, onlardan aldığı cevapları toparlayıp özetleyerek sonuca gitmesi dersi öğrenci merkezli hale getirmez.
Bu durumda ders yine öğretmen merkezli bir derstir. Düz anlatım ve soru cevap yöntemi öğretmen merkezli yöntemlerdir. Öğrenci merkezli yöntemlerde ise öğrenciler hazırlanmış bulunan öğretim ortamlarında bilgiyi kendileri üretirler. Öğretmene sorular sorar ondan yardım alırlar, ancak bu sorular öğrencilerin kendi ihtiyaçlarından doğan sorulardır.
Öğretmenin konumu sorulan sorulara cevap vermek, öğrencilerin bir güçlükle karşılaşmaları halinde onlara yol göstermektir. Buluş yolu, senaryo ile öğretim, deneysel yöntem ve oyunlarla öğretim öğrenci merkezli yöntemlerdir.
1-DÜZANLATIM YÖNTEMİ:
Öğretmen veya öğrencilerin birinin konu ile ilgili bilgiyi diğerlerine anlatması şeklinde işleyen, öğretmen merkezli bir yöntemdir. Öğrenciler dinleyici konumundadır ve pasiftir. Her derste bu yönteme başvurmanın zorunlu olduğu durumlar vardır. Konuya dikkat çekme, ders sonunda konuyu toparlama ve özetleme ancak düz anlatım ile olur. Bunlar ve benzeri durumların dışında kullanılması pek önerilmez, daha çok diğer yöntemlerin tamamlayıcısı olarak kullanılması önerilir.
2-SORU-CEVAP YÖNTEMİ:
Önceden hazırlanmış bir dizi sorunun sınıfta öğrenciler tarafından cevaplanması, açıklanması ve tartışılması temeline dayalı bir öğretim yöntemidir. Bu yöntem, öğrencilerde derse karşı ilgiyi artırır, topluca düşünme alışkanlığı kazandırır, görgü kurallarına uygun dinleme, konuşma ve tartışma becerilerini geliştirir. Yalnız, bu yöntemin uygulamada geleneksel soru cevap yöntemine, yani öğrencilerin önceden belirlenmiş sorulara kalıplaşmış cevaplar vermelerine yol açan bir yönteme dönüşmesine engel olunmalıdır. Soru-cevap yöntemi hemen her derste kullanılabilir.
3-ÇÖZÜMLEME VE BİREŞİM:
Çözümleme, bir bütünü oluşturan parçaları amaçlı olarak birbirinden ayırma işidir. İlkokul çocuğu, eşya, olay ve varlıkları önce bir bütün olarak algılar; sonra bu bütünü bölümlere, parçalara ayırır; algıladığını da anlamaya çalışır.
Çözümleme, zihinsel olarak yapılabileceği gibi fiziksel olarak da yapılabilir. Bireşim ise, birbiriyle ilişkisi bulunan öğelerin-nesnelerin, görüşlerin, olayların genel bir sonuca, düşünceye ya da bütüne varmak için birleştirilmesi işlemidir.
Çözümleme yöntemi, çocukları inceleme ve araştırma yapmaya yöneltir. Bireşim yöntemi de, çocuklara açıklama ve yorum yapma güçlerini artırmada, kompozisyon türünde çalışmalarda yardımcı olur. Okumanın başlangıç döneminde öğrencilere okuma-yazma becerisinin kazandırılması için yapılan çalışmalarda geniş ölçüde bu yöntemden yararlanılır.
4-TÜMEVARIM VE TÜMDENGELİM:
Tümevarım, özel durumlardan genel bir sonuca erişmek için yapılan, usavurmaya dayalı bir çalışma, araştırma ve tartışma yöntemidir. Bu yöntem öğretimde örneklerden, sorunlardan, olaylardan ve özel durumlardan hareket ederek genel sonuçlara, kurallara ya da kanılara varmak için kullanılır. Tümdengelim ise, birtakım yasa, ilke ya da kurallardan hareket ederek özel bir olayı, durumu ya da örnekleri inceleme ve açıklama yöntemidir. Bu niteliğiyle tümevarımın tam karşıtıdır.
Öğretimde bu yöntemden herhangi bir ilkenin, kuralın ya da formülün ne ölçüde gerçeğe uygun ya da geçerli olduğunu araştırmada yararlanılır. Tümevarım yöntemi, gözleme, deneye ve araştırmaya dayandığı için çocuklarda ezbercilik yerine bilimsel düşünme alışkanlığının gelişmesine katkıda bulunur. Bu yöntem, henüz soyut düşünme bakımından yeterince gelişmemiş ilkokul öğrencilerine somut durum ya da örneklerden hareketle bazı genellemelerde bulunma olanağı da sağlar.
5-GÖSTERİ YÖNTEMİ:
Gösteri, belli olgu ve olaylara ilişkin ilkeleri belirtmek, birtakım becerileri ve uygulama yollarını öğretmek amacıyla bir şeyi başkalarının önünde yaparak açıklama işidir. İlkokul öğrencileri birçok bilgi ve beceriyi duyuları yoluyla kavrayıp kazanmaya çalıştıkları için görme, işitme ve dokunma duyusuna dayanan gösteri tekniğinin derslerin işlenişinde önemli bir yeri bulunmaktadır. Bu yöntem, daha çok okuma ya da dinlemeye dayalı geleneksel öğretim yöntemleriyle birlikte kullanıldığı zaman, o yöntemlerin bazı eksikliklerini kapatabilir.
6-OYUNLAŞTIRMA:
Hareket, konuşma ve taklit gibi öğelerden yararlanarak doğa ve toplum olaylarının hayali bir ortam içinde canlandırılmasına oyunlaştırma denir. Oyunlarla öğretim özellikle küçük sınıflarda kullanılan bir yöntemdir. Oyunlar çoğunlukla öğrenilenin pekiştirilmesi aşamasında kullanılır. Öğretimde oyunlaştırmanın önemli bir yeri vardır. Oyunlaştırma, çocuklara gördüklerini ya da hayal ettiklerini hareket, konuşma ve taklit yoluyla anlatma olanağı sağlar.
Onlara, başkalarının durum ve davranışlarını canlandırırken kendi duygu ve düşüncelerini de belirtme fırsatları verir. Oyunlaştırma etkinlikleri aracılığıyla çocuklar hem başkalarını hem de kendilerini daha iyi tanımaya başlarlar. Bu arada sözcük dağarcıkları zenginleşir, söyleyiş ve anlatım bakımından gelişme gösterirler.
7-GÖZLEM VE İNCELEME:
Gözlem, bir olayı, bir nesneyi ya da bir gerçeği iyi anlamak için bu olay, nesne ya da gerçeğin türlü belirti ve koşullarını izleme ve inceleme işidir.İnceleme ise, ele alınan bir konu ya da olayın özelliklerini ve ayrıntılarını tam olarak anlamaya çalışmak için yapılan yöntemli çalışmadır. Gözlem ve inceleme, birbirini tamamlayan iki uğraş gibidir.
İyi bir gözlem de, iyi bir inceleme de, amaçlı ve planlı bir çalışmayı gerektirir. Gözlem ve inceleme, topluca yapılabileceği gibi kümeler oluşturularak ya da bireysel olarak da yapılabilir.Öğrencilerin, gözlem çalışmaları ve inceleme gezileri sırasında gördüklerini ve işittiklerini not etmeleri, belge toplayıp bunlar üzerinde inceleme yapmaları, bazı durumlarda gördüklerini yazılı olarak anlatmaları, tartışmaları ve değerlendirmeleri Türkçe’yi kullanma becerisiyle yakından ilişkilidir.
8-TANIMLAR YARDIMIYLA ÖĞRETİM:
Tanımlar, matematiğin kuruluşunda yer alan ve her konuda çokça rastlanan bir bilgi türüdür. Örneğin, “bir rasyonel sayıyı gösteren kesirlerden paydası 10 veya 10’un kuvvetlerinden biri olan kesirlere ondalık kesir denir”, “bilinmeyen içeren ve bu bilinmeyenlerin alabileceği her değer için sağlanan eşitliklere özdeşlik denir” birer tanım bilgisidir.
Bunlardan birincisi ondalık kesir, diğeri özdeşlik kavramlarının tanımlarıdır. Tanımlar yardımı ile öğretimde, kazandırılacak olan kavramın tanımı, bu tanıma uyan ve uymayan örneklerle birlikte verilir. Öğrencilere düşen görev, tanımı dikkatli bir şekilde incelemek, uyan ve uymayan örnekleri birbirinden ayırmaktır. Böylece kavram kelime kelime ezberlenmemiş ama anlaşılmış olur.
9-BULUŞ YOLUYLA ÖĞRETİM:
Buluş yoluyla öğrenme, öğrencinin kendisinin üretmesi veya bilgiye ulaşması esasına dayanır. Öğretmenin görevi, gerekli öğrenme ortamını sağlamak suretiyle öğrenciye yardım etmek, öğrenme etkinlikleri sırasında öğrencileri yönlendirmek, ihtiyaç duydukları takdirde onlara yardım etmektir. Bu yöntem en çok kavram bilgisinin ve genelleme bilgisinin kazandırılmasında kullanılır.
10-GÖSTERİP YAPTIRMA YÖNTEMİ:
Gösterip yaptırma yöntemi daha çok fiziksel becerilerin kazandırılmasında kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemin işleyişi, bilen birinin eylemi adım göstermesi, açıklaması, öğrencilerin bunları dikkatle izlemesi ve yapması, yeterli düzeye gelinceye kadar tekrar etmesi şeklindedir.


